Altında ve Petrolde Durum Ne?

Altında Durum Ne?

Altın, kısa dönemde çok büyük kazançlar sağlamayabilir. Ama uzun dönemde baktığımızda bütün diğer yatırım araçlarına göre büyük üstünlüğü var.

2002-2018 (Ağustos):

2002 yılında 100’er TL’yi altın, BİST 100 Endeksi, Dolar ve Euro’ya yatırılması durumuna göre kurgulanan senaryo’da altına yatırılan 100 TL’nin 1.397 TL, BİST 100’e yatırılan 100 TL’nin 900 TL, Dolar’a yatırılan 100 TL’nin 413 TL ve Euro’ya yatırılan 100 TL’nin 423 TL olduğunu görüyoruz. Bu 17 yıllık süreçte enflasyon ise yüzde 170 olmuş.

Altının bu kadar yüksek kazanç sağlamasının yanında bir de Türk yatırımcı açısından sigorta işlevi var. Altın uluslararası piyasada Dolarla fiyatlanıyor. Bu durumda altının değeri arttığında bu artış TL/Gram fiyatına yansıyor. Öte yandan Dolar dünyada veya TL’ye karşı değer kazandığında bu da TL/Gram fiyatına yansıyor. Altın fiyatı veya Dolardan birisi düşüp öteki artsa kayıp önleniyor. İkisi birden artarsa kazanç katlanıyor. İkisinin birden düşmesi olasılığı ise geçmişe baktığımızda oldukça düşük görünüyor. Türk yatırımcı için geçerli olan bu avantaj Amerikalı yatırımcı için söz konusu değil. O sadece altın değer kazandığında kazançlı çıkıyor.

Böyle bir sigorta işlevi gördüğü, anaparanın değerini koruduğu için Türk halkı, yatırım aracı olarak altını ilk sıraya koyuyor ve yastık altında saklıyor. Dünya Altın Konseyi raporuna göre 2015 yılında Türkiye’de yastık altında saklanan altın miktarı 3.500 ton dolayında idi. Bugün bu miktarın 5.000 tona yakın olduğu tahmin ediliyor.

Altının önümüzdeki dönem performansı böyle olur mu ? Tarihsel olarak Amerikan faizleri ile dünya altın fiyatları arasında ters bir ilişki var. FED (Amerikan Merkez Bankası) Amerikan ekonomisinin hızlı gittiğini düşündüğü için Aralık 2018 ve 2109 yılı içerisinde toplam 4 defa daha faiz artırımı yapmayı planlıyor. Böyle bir ortamda Dolar kurunun gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine karşı değer kazanmasını bekleyebiliriz. Dolar faizlerinin yükseldiği ve fiyatının değer kazandığı ortamlarda altın dünyada çok iyi bir performans göstermeyebilir. Altın kalıcı jeopolitik bir gerginlik yaşanırsa veya global olarak yüksek enflasyon dönemlerinde değer kazanır. Örneğin Amerika’da şu an enflasyon %2.5 seviyelerinde. Bu oran %3 seviyesinin üzerine çıkarsa o zaman altından iyi bir performans bekleyebiliriz.

Petrol’de Durum Ne?

Petrol fiyatları son dönemde büyük bir oynaklık sergiledi.

14.12.2017 tarihinde 60 Dolar olan Brent petrol (Kuzey Denizi) 3.10.2018 tarihinde 86 Doları gördükten sonra 16.11.2018 tarihinde 67 Dolar seviyelerinde. Son bir buçuk aylık süreçte önemli bir düşüş gösterdi. Petrol fiyatları hem iş dünyası hem ülke ekonomisi açısından önemli.

Amerika son dönemde İran’a ambargo uygulamaya (ve uygulatmaya) başladı. Bu ambargo öncesinde İran’ın 3 milyon varil civarında bir petrol sevkiyatı vardı. Bunun 1-1.5 milyon varile düşmesi bekleniyordu. OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) ve Rusya petrol fiyatlarında çok fazla bir yükseliş istemedikleri için piyasaya ekstradan petrol sevk ettiler. Ancak ardından Türkiye’nin de dahil olduğu 8 ülkeye istisna tanındı. Bu durumda İran daha fazla petrol sevkiyatı yapabilecek duruma geldi. Dolayısı ile piyasada bir petrol bolluğu oldu bunun neticesi olarak petrol fiyatları 86 Dolar seviyelerinden 67 Dolar seviyelerine geriledi.

Petrolün önümüzdeki dönem performansı nasıl olur? Öncelikle İran Bankalarına uygulanan ambargo İran’ın petrol ihraç etmesini zorlaştıracak. OPEC aşırı değerli bir petrol istemediği gibi aşırı değersiz bir petrol de istemez. Dolayısıyla üretim kotalarındaki sınırlamaya 2019’da devam edebilir. Ekonomi çevrelerinde dünya ekonomisinde yavaşlama beklendiğinden daha az olursa enerji ihtiyacı devam eder. Bu durumda petrol fiyatları yeniden 80-85 Dolar/varil seviyelerine çıkabilir. Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış bizim cari açığımızı 4 milyar dolar seviyelerinde artırıyor. Bir diğer senaryo olan petrol fiyatının 100 Dolar/varil seviyelerine çıkması ise pek makul görünmüyor. 90 Dolar seviyelerinin üzerindeki petrol fiyatları alternatif enerji kaynaklarının devreye girmesine sebep olur.

18.11.2018

Ömer Mahmut Kuzanlı