PİYASAYA NELER OLUYOR?

İki haftadır son dönemde Dolar kullanılarak üzerimizde yürütülen operasyonun temellerinden bahsetmeye çalıştım. Doların temelde işlevinin ne olduğunu yeterince açık anlatabildiğimi ümit ediyorum.

2016 yılı sonundan bu yana çeşitli yazılarımla ekonomik anlamda görebildiklerim üzerinden uyarılar yapmaya çalıştım. Özellikle döviz kurları üzerinden, özel sektör yurtdışı borçluluğunun kullanılarak bir operasyon hazırlığı olduğu belliydi, nitekim oradan vurdular.

İtiraf etmeliyim ki, döviz kurunu oynatmak için bir atak bekliyordum, ortalama %20-30 luk bir devalüasyon muhtemeldi ancak yapılan operasyonun boyutu beklenilenin birkaç katı oldu, yanıldım. Faizlerin faiz lobisi tarafından uzun süredir sızlanıldığı gibi, %25 lere çıkmasını bekliyordum, ancak şimdiden bu oranlar aşıldı.

Operasyonun bekledikleri tesiri tam olarak gösterilmemesinin birkaç sebebi var; Kamu maliyesinin eskiye oranla çok daha iyi durumda olması, Kamu dış borcunun eskiye oranla az olması, iletişim vasıtaları aracılığıyla milletimizin yapılan operasyonun farkında olmaları, ABD ve Dolara yönelik kamuoyunda oluşan tepkiler, Katar gibi sermaye zengini bir kısım ülkeden gelen destekler, özellikle komşu ülkelerle olmak üzere, ihracat pazarlarımızın çeşitlendirilmesi, Türk Lirası ile ticaretin yaygınlaştırılması gibi faktörlerin devrede olmasıyla sonuç istedikleri gibi olmadı.

Ekonomi yönetimi, Hazine ve Maliye Bakanlıklarının tek çatıda olmasının avantajını da kullanarak mevcut sistem içinde reaksiyon vermeye çalıştı, halen de savaş devam ediyor. Bu konuda hepimizin elimizden gelen desteği vermesi hem vatandaşlık hem de menfaat gereğidir.

KUR YANGINI SÖNDÜRÜLMELİDİR!

Ekonomimiz, yerel ürettiği katma değer haricinde, bana göre ortalama %40 civarında dövize, özelde de Dolar kuruna bağlı olarak çalışmaktadır. Son bir yılda yaşanan yaklaşık %80 lik devalüasyonun, ağırlığı oranında yansıması durumunda ortalama %32 lik enflasyona yol açması beklenir ki bir kısmı hemen gerçekleşmiştir. Ağustos ayında ÜFE %32 yi aşmış, TÜFE ise %17 üzerine çıkmış durumdadır. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) karakteri gereği bir iki ay geriden tepki verir. Önce toptan ürünler zamlanır, sonra perakende sektörüne dalga dalga yansır. Ülke olarak yıllardır kıramadığımız yaklaşık %10 kadar baz enflasyonumuz mevcuttur. Bunu da ekleyince, döviz kurlarının bu seviyede kalması halinde enflasyonun %42 ve üzerine çıkması beklenir.

“Enflasyon yükselsin ne olacak ki?” denilemez, hepimizin fakirleşmesi anlamında, şimdiki genç neslin pek bilmediği, 35-40 yaş üzerinin ise endişeyle hatırladığı enflasyonlu yıllara dönmek anlamına gelir ki, Allah milletimizi korusun.

Enflasyonun hem sebebi, hem sonucu olarak tanımlanabilecek olan faiz oranları ise, enflasyonun üzerinde risk primi/ilave getiri beklentisinde olan para sahipleri için bu seviyelerde kalacak kurlarla faizleri bir anda %45-50 lere getirir.

Faizin artması, iş dünyasının maliyetlerini arttırır, yeni yatırımların yapılmasına engel olur, mevcut borçlanma maliyetleri çok arttığından kredi borçlusu işletmelerin iflasına yol açabilir, bir anda pek çok insan işsiz kalabilir.

İş dünyası maliyetinin artması, yeni zamlara yol açar ve bu da enflasyon demektir, enflasyon tekrar faizleri körükler.

Böylece önemli oranda kendi kendini besleyen bir kısır döngü oluşarak, içinden çıkılması zor bir girdaba düşülmektedir.

Bu açıdan, ekonomi yönetiminin, mevcut piyasa şartlarında ne yapıp edip bu sarmala ekonomimizi düşürmemeleri gerekmektedir. Döviz kurundaki şu an için piyasaya yansıyan zamların geri alınması mümkün görülmemekle birlikte, fırtınanın daha fazla yıkıcı olmaması bakımından kurun mümkün olan en alt seviyede stabil hale getirilmesi hayatî önemdedir.

İnsan sağlığı açısından bir metaforla açıklarsam; yüksek tansiyon zararlıdır ama sürekli yükselip düşen tansiyon daha da zararlıdır. Yüksek tansiyon, sürekli hale gelirse vücut bir şekilde kendini dengeler ancak sürekli iniş çıkışlar ağır tahribata yol açar.

Önümüzdeki hafta, ekonomi yönetiminin şu ana kadar attıkları adımları anlatmaya gayret edeceğim.

Allah milletimizin ve tüm mazlumların yanında olsun, Devlet yetkililerimizin bu mücadelede işlerini kolay ve rast getirsin.

Hasan Kurtulan, 05/09/2018

Kaynak: muttanhaber.net