Bir Fırsat Olarak Varlık Fonu

Varlık Fonu isminden de anlaşılacağı üzere içinde varlıklar olan bir fondur. Bir doğal kaynak (petrol) geliri olan ya da tasarruf fazlası olan ülkeler birtakım kamu fonları kurarlar. Bu tür ülkeler gelirlerinin bir kısmını bu tür fonlarda yatırımlarla değerlendirirler. Amaçları ülke ekonomisinin, istikrarlı biçimde işlemesini sağlamak ve gelecek kuşaklara refah aktarabilmektir. Örnek olarak Norveç’i verebiliriz çünkü Norveç Kuzey Denizi’nden bol miktarda petrol elde ediyor. Ama bildiğimiz gibi bu petrol kaynakları bir gün kuruyacak. Bir diğer örnek Çin. Çin’de de tasarruf ve ihracat fazlası var. Yine bildiğimiz gibi bu döngüde bir yerde sona erecek.

Türkiye’de şu an bu tür bir doğal kaynak veya tasarruf fazlası yada ihracat fazlasından söz edemiyoruz.Verilerle sabit olan, şu an biz cari açığı ve tasarruf açığı olan bir ülkeyiz.Bu yüzden klasik iktisatçılar varlık fonunun ülkemizde niçin kurulduğunu ne işe yarayacağını anlamlandıramıyorlar.Kamu varlıklarını böyle bir fon çatısı altında toplayıp ülkenin yurtdışı borçlanmalarını daha ucuza sağlama amacıyla kurulduğu iddiası ise doğru olmaktan uzak bir iddia.Çünkü hiçbir kurum söz konusu ülkenin hazinesinden daha ucuza borçlanamaz.Bu fonun yerli otomobil üretimine ortak olacağı veya yeni bir petrokimya tesisi kuracağı iddialarını da çok makul bulmuyorum.Çünkü fonun içerisinde şu anda bu türlü bir yatırım yapacak nakit yok.

Tüm bunların dışında bu fonun içindeki şirketlerin satılacağı düşüncesi de şu an ayrı bir hayal ürünü.Bu şirketler ticari amaçlarının yanı sıra bazı kamu hizmetlerini yerine getiriyorlar.Örneğin BOTAŞ doğal gaz piyasasında devletin denetimini yerine getiriyor,Ziraat Bankası devletin başta tarım sektörüne olmak üzere çeşitli stratejik sektörlere finans desteği sağlıyor,THY özellikle yeni havalimanının açılması ile birlikte yeni bir misyon yüklendi.Dolayısı ile söz konusu şirketleri satıp fonun içerisinde nakit yaratmak çok makul görünmüyor.

Peki ne yapılabilir? Örneğin önümüzdeki dönem özelleştirilmesi planlanan bir takım KİT’lerin özelleştirilmeleri bu fon üzerinden gerçekleştirilip gelirler bu fonda toplanabilir.İşsizlik fonu gibi bir takım fonlar bu fonun içerisinde toplanabilir.İmar affı gibi bir takım aflardan ya da bedelli askerlikten elde edilen gelirler bu fonun içerisinde toplanabilir.Bu tür yollardan elde edilebilecek gelirlerde bir girişim sermayesi fonu mantığı ile enerji,yeni teknoloji,yapay zeka,savunma sanayi gibi alanlarda yatırım yapmak için kullanılabilir.Bu yatırımları fon tek başına yapabileceği gibi çeşitli ortaklıklar ile de yapabilir. Bu işlemler Türkiye Varlık Fonu’nun temel niteliklerine uygundur.Varlık fonunun işlevlerini yerine getirebilmesi için içinde para olması lazım.Fonun içindeki şirketler iyi yönetilen şirketler ancak temettü gelirleri yıllık 1 milyar doların üzerinde olmaz.

Varlık Fonu’nun şemsiyesi altında kurulacak olan alt fonlar gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutuluyor, ayrıca yapacağı işlemlerin bir bölümü de KDV gibi vergilerden istisna ediliyor.Yani önemli bir vergi avantajına sahip.

Ancak muhalif çevrelerin iddia ettikleri gibi bu fonun ülke lehine kullanılmayacağını,içindeki şirketlerin yabancılara peşkeş çekileceğini ya da ucuz kredi bulmak için teminat gösterileceğini düşünmek kötü niyetli birer hayal ürünüdür.

Ayrıca faizsiz finans siteminin hızlı ve sağlıklı geliştirilmesinin amaçlandığı bu dönemde İslami finansman varlıklarının kullanılması yaygınlaştırmak varlık fonundan beklenenler arasında. Buradan anlaşılması gereken bu fonların faizsiz kredi şeklinde kredi vermesi değil şirketlere ortak olarak fon ihtiyaçlarını karşılamasıdır.

Ömer Mahmut Kuzanlı